Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

«Hakikat» ler enflâsyonu (Cumhuriyet)

«Hakikat» ler enflâsyonu (Cumhuriyet)

Cumhuriyet

Yayın Tarihi: 11.07.1969

Sayfa: 3

Hadiseler Arasında FELEK

«Hakikat» ler enflâsyonu

Biliyorsunuz! Enflâsyon piyasada bir şey lüzumundan fazla olur, eski tabirle “müptezelleşirse” (çokluğu nedeniyle değerini yitirirse) ucuzlar. Hakikî değerinden aşağı düşer. Bu tabiri daha ziyade para çoğalıp da değerini kaybettiği zaman kullanmışlar, sonra da müptezelleşmiş her şeye demişlerdir.

Biz de, bugün çoğalan, fazlasiyle çoğalan «hakikat» ler hakkında bu sözü kullandık..

Son zamanlarda herkese bir konuşmak hevesi geldi. Sade konuşmak değil, mesaj da gönderiyorlar. Eskiden «mesaj» ı devlet ve nihayet hükümet başkanları gönderirdi. Şimdi kartpostal gibi herkes gönderiyor.

Diyecek odur ki seçim yaklaştı. Resmen kampanya başlamamış olmasına rağmen bir takım iktidar heveslisi olanlar sonradan avuçlarını yalayacakları dillerini çözdüler. Ha bire -hakikat- söylüyorlar… Türkiye’de resmen kurulmuş -galiba- sekiz parti var.. bir kere bunların hepsi, her gün bir yerde bir toplantı yapıyor. Kendisi yapmasa başkalarının yaptığı toplantılara ya gözlemci, ya mesaj gönderiyor, bunların her biri bir «hakikat» haber veriyor. Ne var ki çoğu zaman birinin dediğini öteki tahrip ediyor. Böylece hakikatler, kendilerinden istifade edilmeden çürüyüp gidiyor. Sağlam buz depolarımız olsa da bunları saklasak, bozulmadan lüzumunda çıkarıp kullansak, biraz bayat olur ama hiç olmazsa kokmaz.

Eveeet! Bir taraftan hükümet sözcüleri konuşurken öte yandan 12 buçuk kişiye hitap eden bir as liderin sözleri hemen radyoya geçiyor. Fena da olmuyor. Çünkü gazeteler bunların hepsini sahifelerine geçiremiyorlar. İsteseler de istemeler de.. öyle olunca mahrum oluyoruz bu incilerden.. bereket hayır sahibi bir radyo var.. meselâ «Günlük» Partisinin genel sekreter yardımcı muavini Fis-kos toplantısına bir mesaj gönderip:

— Sonuna kadar sizinle beraberiz. İktidara geldiğimizde davanız davamız olacaktır. Cümlenize sevgiyle, saygıyla, sorgu ile burgu ile falan feşmekân…

Hemen radyoda dinliyoruz. Ve böylece her hakikati öğreniyoruz.

Yalnız bir hakikat var ki ondan mahrumuz. O da bütün bu iktidar heveslisi, gayretlisi partiler iktidara gelirse, hangi kadro ile memleketi idare edecekler? Ne ise.. uzatmayalım efendim.. dediğimiz gibi hakikatler bollandı, müptezelleşti de domates hâlâ 4 lira…

Geçende pazara gittim. Şeftali satıyorlar.. gösterişli de, ısırıp tadamazsın ya!.. Beş lira istedi.. aldık.. çıktık.. hemen orada arabalı bir seyyar satıcı.. aynı şeftali de var.

— Kaça? diye sordum. Yek kalemde:

— Dört lira! demez mi?.

Anlaşılan biz ortak pazara düşmüşüz..

Sayın Demirel’le söyledikleri sözler içinde mutabık olduklarımız ve olmadıklarımız var.. hepsini buraya dökmeye ne lüzum var, ne de takat…

Bir tanesi mühim.. pahalılık meselesi..

Sayın Başbakan der ki:

— Mevsim dalgalanmaları hariç.. fiyatlar artmadı..

Ben de İstatistiklere bakıyordum. Rakamlarda büyük fark yok; ama piyasa öyle değil.. evvelâ şurasını kendilerine arza mecburuz ki; toptan ve perakende fiyatlar arasında fâhiş fark var. Halk toptan fiyatı bilmez çarşıdaki fiyata bakar.

Hükümet radyolarla, gazetelerle beyanlar veriyor:

— Pirinç fiyatını yükseltmemek için pirinç ithal ettik. İki yüz küsur kuruşa satıyoruz. Diyor.

Pazarda 400’den aşağı pirinç görmedim. Nerede bu iki yüz elli kuruşluk pirinç?

Yani tedbirler belki alınıyor ama halka intikal etmiyor.

Mevsim dalgalanmasına gelince.. o da o kadar hafife alınacak şey değil.. bu sene soğan bir mevsim dalgalanmasiyle üç liraya çıktı. Bundan biz şikâyetçiyiz. Soğanı satanlar.. asla!.

Bir mevsim dalgalanması.. kirazı sekiz liraya çıkardı.. müstahsil (üretici) memnun.. müstehlik (tüketici) asla!.

Hükümetler, vergi veren, sesi çıkan, bir korporasyona -zenaat birliği, esnaf derneği- bağlı olanları korur. Onun için esnaf, tüccar, işçi, memur, talebe gibi birleşik cemaatlerin davaları güdülür.. gelgelelim kimsesiz müstehlik (tüketici) sınıf var ya? Ne çekerse o çeker.. çünkü ne sendikacı, ne cemiyetçi, ne dernekçi, ne federasyoncudur. O tek adamdır.. kendi yağıyla kavrulur.

Türkiye’de pahalılıkla mücadele İçin müstehliklerin (tüketicilerin) birleşmeleri lâzımdır. Meselâ ev kadınları, ev erkekleri, aile reisleri dernekleri gibi dernekler kurarak.. o zaman mücadele mümkün olur.

B. FELEK