Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Aşı!.

Aşı!.

Cumhuriyet

Yayın Tarihi: 19.04.1963

Sayfa: 3

Hadiseler Arasında FELEK

Aşı!.

            Modern hekimliğin başarılarından biri de «aşı» dır. Bu aşı hikâyesi yeni değildir. Eskiden aşılı birine «şerbetli» denirdi. Meselâ;

            — Beni yılan sokmaz, şerbetliyim! derdik. Bu şerbet bir dua mı idi? Yoksa muafiyet (bağışıklık) veren bir ilâç mı idi, doğrusu kestiremiyorum?

            Diyecek şudur ki bir takım hastalıklara tutulmamak için, aşısını yaptılar. Bu aşının izahım hekimlere bırakırım. Ve bu yolla pek çok hastalıklara karşı muafiyet sağladılar. Bunlardan en mühimmi(önemlisi)-belki de en eskisi olduğu için- çiçek aşısıdır. Ve dünyada büyük telefata sebep olan çiçek salgınları bu aşı sayesinde artık ortadan kalkmıştır. Tifo, tifüs hatta verem için aşılar bulunmuştur.

            Hekimliğin devasını değil de aşısını bulduğu hastalıklardan en mühimmi de çocuk felcidir. Çocuk felci feci bir hastalıktır. Çocuğu kısmen veya tamamen kötürüm eder. Amerika Cumhurreisi müteveffa Roosevelt’in bir tarafı çocuk felci geçirmiş olduğu için inmeli idi. Hastalık öldürücüdür. Öldürmezse sakat bırakır. Ve karasinek gibi her yere giren bir hastalık simsarı vasıtasiyle geçer. Yani aşısız korunması da güçtür.

            Sağlık Bakanlığı bu çocuk felci aşısına büyük önem vermiştir; takdir ederiz. Bu aşı adaleye şırınga edilir. Şimdi hap şeklinde ağızdan alınanları var ki daha kolay oluyor.

            İşte hükümetin son zamanlarda getirttiği aşı bu nevidendir. Rivayete göre pek fakirlere bedava, biraz hallilere -galiba- beşer liraya aşı veriliyormuş.

            Bunun için halk arasında kampanya yapılması isteniyor. İşte yapıyoruz.

            Ey ahali! Çocuğunuzun sıhhati hatta hayatı için onları aşılatınız. İhmal etmeyiniz. Bu hastalık en temiz memleketlerde bile başgösterirken bizim gibi temizliği ihmal eden yerlerde neler yapmaz.. Hemen koşup çocuklarımızı aşılatın!

            Buraya kadar Sağlık Bakanlığı hesabına konuştuk. Şimdi de halk hesabına konuşalım:

            Tanıdığımız bir çok aileler aşı lâfı çıkar çıkmaz bulundukları semtin dispanserine müracaat etmişler:

            — Henüz bize gelmedi, cevabını almışlardır.

            İşin eksik tarafı şudur:

            Bakanlık bu aşıyı kimler vasıtasiyle nerelerde, kimlere nasl tatbik edeceğini gazeteler, radyolar, bildiriler vasıtasiyle ilân etmelidir. Ben dahi bugün bu hususta malûmat sahibi değilim. Bir kampanya evvelâ lâkırdısını etmekle başlar. Hani ya bunun lâfları, ilânları. Halk istiyor, çocuğunu aşılatmak. Kime, nasıl gidecek?

* * *

            Adını yazmayacağım. Bir semtin mektebindeki okul-aile kurulunun reisi almış eline kalemi. Gazetecilere veryansın ediyor: “Biz size çocuklarımızı baştan çıkartan falan oyunun zararları hakkında yazılar yazdık. Bunların kapanmasını istedik. Siz aldırış etmediniz. Vatan, millet, hizmet, meslek, namus?” yazılı birer ihtarname. Hepimize göndermişler.

            — Bir daha yapmayız kardeşim! Aman bizi dövmeyin! diyeceğim ama dövecek gibi olsalar kendi çocuklarını döverlerdi.

            Kardeşim… bir Türkiye var. Bu Türkiye’de bir İstanbul şehri var. Bu şehrin yüz elli semtinden biri var. O semtte bir mektep var. O mektepteki çocuklar bir oyun oynuyorlar. Bunu da İstanbul’da çıkan bir kaç gazetenin muharriri eline alıp yazmamış.. büyük günah bu!

            Türkiye’nin bugünkü davaları arasında gazeteler okurlarına sunacak mevzuları ehemmiyet bakımından bir elemeye tutmak mecburiyetindedirler. Eğer bu oyun salonları meselesi, memleket çapında bir tehlike halini aldıysa bunu mektep idareleri Maarif’e(Miili Eğitim’e) yazmalı, aileler cocuklarını disiplin altına almalıdırlar. Ondan sonra bunlar âmme efkârını çeken birer haber halinde gazetelere geçerler. Sonra da bir muharrir bundan bahseder. Ama biz bir avuç sütte bir bardak fırtınası yapamayız.

            Mektep talebesini zapt-ü rapt(disiplin), altına alamıyor. Aile velileri çocuklarını sıkı tutamıyorlar. Gazeteler yazsın da bu yerler kapansın istiyorlar. Siz çocuklarınızı zaptedemezseniz aziz veliler, bu yerler kapanırsa, başka gizli yerlere giderler. Daha mı iyi olur! Dava, çocukları daha sıhhi ve ahlâki şeylerle meşgul edebilmededir. Bu da bir zabıta davası değil, bir terbiye davasıdır ve gazetecilerin değil sizlerin işidir.

B. FELEK