Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Balkan Oyunları

Balkan Oyunları

Beden Terbiyesi ve Spor

Yayın Tarihi: Ekim 1939

Sayı: 10

Sayfa: 30-31

Balkan Oyunları

Eğer harp hâdiseleri Balkanlara sarkmazsa -bu satırlar intişar ettiği zaman- Balkan Oyunları’nın onuncu yıl dönümü Atina’nın mermer Panathinaiko statında tes’id edilmiş (kutlanma) bulunacaktır.

Avrupa’da şimdiye kadar bu derece intizamla yapılmış ve on sene yaşamış spor tezahürü yoktur. Alelhusus Balkan memleketleri mahdut sayılı ve nispeten fakir yerlerde hayli masrafı mucip olan bu oyunların 1930 senesinden beri her yıl tekerrürü (tekrarı) Balkanlar hesabına övünülecek bir şeydir.

Balkan Oyunları fikri ilk önce 1928 senesinde Olimpiyatlar için Amsterdam’da bulunan Balkan memleketleri murahhasları tarafından tasarlanmıştır. Bu satırları yazan da o arada bulunmuştu. 1928 Ağustosunda Amsterdam’ın Santral otelinde Türk, Yunan, Rumen ve Bulgar murahhaslarının huzurile aktedilen bir içtimada böyle müttefik bir tezahürün tesisi kabul olunmuş ve esaslarının hazırlanması Yunan spor teşkilâtına havale edilmişti.

Yunanlılar uhdelerine aldıkları bu işi başardılar ve 1929 da ilk Balkan Oyunları’nın yapılamasına teşebbüs ettiler. Lâkin iki memleket arasındaki siyasî münasebetler henüz normalleşmediği için biz, davetli olduğumuz halde bu oyunlara iştirak etmedik. Yunanlılar da bunu Balkan Oyunları’nın bir nevi provası addederek resmî listeye koymadı. Ve asıl Balkan Oyunları 1930 senesinde Atina’da başladı. O tarihten itibaren biz muntazaman her sene Balkan Oyunları’na iştirak ettik. Bu sene onuncusu Atina’da yapılacak olan bu oyunlar sırası ile şu memleketlerde yapılmıştı:

Birinci Balkan oyunları 1930 da Atina’da

İkinci Balkan oyunları 1931 de Atina’da

Üçüncü Balkan oyunları 1932 de Atina’da

Dördüncü Balkan oyunları 1933 de Atina’da

Beşinci Balkan oyunları 1934 de Zagreb’de

Altıncı Balkan oyunları 1935 de İstanbul’da

Yedinci Balkan oyunları 1936 da Atina’da

Sekizinci Balkan oyunları 1937 de Bükreş’te

Dokuzuncu Balkan oyunları 1938 de Belgrat’ta.

Bu oyunlara bidayette Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Bulgaristan ve Romanya giriyorken, 1933 den itibaren Arnavutluk da iştirake başladı. Lâkin arada bazı seneler girmedi. 1938 de Bulgaristan iştirak etmedi. Alınan malûmata göre bu sene Bulgarlar iştirake karar vermişler, fakat zavallı Arnavutluk’un ne yapacağı hakkında malûmat yok. Balkan Oyunları bidayette yalnız atletizm ve tenis müsabakaları ihtiva ediyordu. Bizim, yani Türk murahhaslarının teşebbüsü ile 1932 de de alafranga güreş bu oyunlar kadrosuna ithal olundu. Lâkin 1934 den sonra tenis – masrafı korumadığı için – kadrodan çıkarıldığı gibi Bükreş’te yapılan nizamname değişikliği üzerine de bu oyunlar maalesef yalnız atletizme inhisar ettirildi. Nitekim bizim gevşetmemiz üzerine bir iki senedir Balkan güreş müsabakaları da yapılmaz oldu. Halbuki bu oyunların ilk tesisinde düşünülen şey Balkanlara mahsus olmak üzere bir nevi Olimpiyat Oyunları yapmaktı. Umalım ki; Balkan memleketlerinde sporun göze çarpan inkişafı(gelişimi) Balkan idarecilerini bu oyunları daha geniş programlara göre tertip etmeğe sevk etsin.

Balkan spor hareketleri içinde bizim en kuvvetli tarafımız güreş olduğunu yazmağa hacet yoktur. O derece ki; Balkan güreşlerine bizi bazı sıkletlerde tehdit edebilen – Rumenler girmezse – müsabakaların neticesi değişmez şekilde tekerrür etmektedir. Bununla beraber şurayı itiraf etmeliyiz ki; Yugoslav güreşçilerinde, belki de dahili ve siyasî keşmekeşlerinden dolayı gözüken inhitata (güçten düşmeye) mukabil Yunanlılarda güreş dört beş sene içinde şayanı dikkat derecede gelişmiştir.

Tenis müsabakalarında, bizde tenisçi adedi, tenis kortları ve müsabakaları pek az ve nadir olmasına rağmen bir defa çift erkekte Balkan şampiyonluğu alacak kadar varlık göstermiştik. Lâkin sonraları bizde olduğu kadar diğer memleketlerde de bu iş tavsadı (eski gücünü kaybetti). Yalnız Yugoslavlar teniste hakikaten dev adımları ile ve bizim güreşteki sür’atimizden daha fazla sür’atle ilerlediler. Şimdi Avrupa’nın en iyi tenisçileri arasında sayılıyorlar.

Atletizme gelince; biz Balkanlarda 4X100 de, güllede, ciritte, yüksek atlamada, 400 metrede birincilik, 200 de, maniada, üç adımda, 5000 metrede ve maratonda ikincilik ve bir çok üçüncülük aldık. Lâkin bizde atletizm ne mektebe, ne kışlaya, ne de şehirli halkın münevver tabakasına dayanmadığı için eldeki mahdut atletleri kesif surette çalıştırdığımız seneler nisbeten daha iyi ve gevşek bıraktığımız seneler daha zayıf neticeler almak suretiyle muttasıl Romanyalılardan üçüncülüğü almağa çalıştık. Buna ancak 1933 de muvaffak olabildik.

Buna mukabil on seneden beri Yunanlılar daima bu oyunların birinciliğini muhafaza ettiler.

Bu sene onuncusu Atina’da yapılması icap eden Balkan Oyunları’nın on birincisini olbabtaki (bu konudaki) protokol mucibince biz yapacağız. Eğer yazımın başında dediğim gibi harp hâdiseleri Balkanların sükûnetini ihlâl etmezse bu oyunlar gelecek sene – ağlebi ihtimal (büyük bir ihtimalle)- Ankara’nın 19 Mayıs stadında ve ikinci defa olarak Türkiye’de yapılacaktır.

Balkan Oyunları hakkındaki şu muhtasar malûmatı bitirirken bu oyunlarda muvaffak olmamız için her şeyden evvel bir mektep sporu olan atletizmin liselerimizde, yüksek mekteplerimizde ve üniversitelerimizde yerleşmesi ve bu işe binlerce gencin atılması lâzım geldiğini, bu olmazsa oradaki muvaffakıyetlerimizin bir avuç gencin çatlarcasına eforuna ve içlerinde de tesadüfen bir iki yıldız çıkıp çıkmamasına bağlı olduğunu söylemeyi lüzumlu bulurum.