Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Berlin’de 11 inci Olimpiyatlar açılırken yapılan merasim (Tan)

Berlin’de 11 inci Olimpiyatlar açılırken yapılan merasim (Tan)

Tan

Yayın Tarihi: 06.08.1936

Sayfa: 4

Berlin Olimpiyatları

Berlin’de 11 inci Olimpiyatlar açılırken yapılan merasim

(Sureti mahsusada Berlin’e giden arkadaşımız Burhan Felek’ten)

Berlin, (1 Ağustos cumartesi) — Bir Olimpiyat nasıl açılır? Bunu bir mektupla hattâ daha beliğ bir vasıta olan bir fotoğrafla veya sinema filmiyle de anlatmak kabil değildir. Yok bizim gibi orta kudrette ifade sahibi muharrirler, hattâ en kuvvetli kalemler bile bu açılış merasiminin azametini, haşmetini yüzde on nispetinde bile anlatamazlar ve nihayet vara vara benim şu bulunduğum noktaya gelirler: Bir olimpiyat açılışı tam azametiyle görmeden anlaşılamaz. Lâkin sevgili karilerim (okuyucularım); siz daima anlatılan şeyleri mi okumaya alışıksınız?. Nice anlaşılmayan şeyleri okumak hüneriniz olduğunu inkâr etmeyin. Tevazua ne hacet!

Uzatmayalım sözü.

Program diyor ki, tam saat dörtte Hitler gelecek.

Daha saat ikide tribünlerin yarısı dolmuştu. Evvelâ söze başlamadan şunu bilmelisiniz ki, Almanlar,Olimpiyat münasebetiyle dünyaya bir intizam numunesi göstermek istemişler ve muvaffak olmuşlar. Şu kadar söyleyeyim ki yalnız stadın içerisi 100 binden fazla adam aldığına ve civarda bu kalabalığı görmek için bir o kadar toplandığına bakıp da, şehirden kilometrelerce uzakta olan stada gelmek için halkın zahmet çektiğini sanmayın. Herkes rahatça biraz sıkışık olmakla beraber seyahat etti ve numaralı yerlerine oturdular.

Stat nasıldı?

Stat nasıldı? Bana sorarsanız stat bir büyük mimarî eserdir. Sağlamdır. Frenklerin maskota dedikleri gibi azametlidir ama belki benim zevkimi tatmin etmedi, zarif değildir. Ben bununla yalnız kendi fikrimi ifade ediyorum. Ben Amsterdam stadını daha güzel buldum.

Gelelim merasime.

Saat tam üç. 1896 da Atina’da yapılan ilk Olimpiyat’ta birinci gelmiş olan Yunanlı maratoncu efzun kılığında olarak içeri girdi. Halk alkışladı. Yalnız bu hareket bile Yunan atletizmi için başlı başına bir propaganda teşkil etmez mi?

Saat dörde iki kala Hitler Maraton kapısının üstündeki uzun merdivenlerden Nazi elbisesiyle ve ağır ağır, arkasında Alman Olimpiyat komitesi azası ve Nazi ileri gelenleri olduğu halde girdi. Halk coşkun tezahürat yapıyordu. Yürüdü, pistin üstüne çıktı. Yüz metre kadar pistin ortasına geldiği zaman, küçücük bir kız çocuğu kendisine bir mavi çiçek buketi verdi ve diz çöktü. Hitler onu okşadı, çiçeği aldı ve yerine çıktı. Alman marşı çalınmaya başlayınca halk ayağa kalktı ve onun arkasından çalınan Hitler marşını öyle dinledi. Bizim matbuat tribünü resmî tribünün tam arkasında. Bu sırada şeref tribününün bir tarafına altın kılaptanlı yeni bir Alman bayrağı, diğer tarafına da Olimpiyat bayrağı çektiler.

Bayraklar çekiliyor

Dördü on gece çanlar çalınmaya başladı ve stadın bütün etrafındaki direklere bir anda bütün milletlerin ve aynı zamanda Olimpiyat bayrakları çekildi. Bizim bayrak sağ karşımızda Çekoslovak bayrağından sonra ve Macar bayrağından evveldi. Alman alfabesinde sıra böyle geliyormuş. En sonra da Şimali (Kuzey) Amerika geliyor.

Bunu müteakip mızıka bir yürüyüş marşı çalmaya başladı.

Şimdi size bütün millet takımlarını aşağı yukarı ve mümkün mertebe sadakatle yazayım da gözünüzün önünde canlansın:

Takımların önünde bir Alman genci milletinin levhasını tutuyor. Bir de o milletten bir müsabık bayrak taşıyor. İlk önde her Olimpiyat’ta olduğu gibi, bu Olimpiyatlar’ın bir Yunan eseri olması dolayısiyle Yunan ekibi geldi. Bu, gene tekrar ediyorum. Yunan sporu ve bilhassa Yunan atletizmi için ne büyük şeref ve teşviktir.

Yunan takımı: Lâcivert ceket, gri pantolon 46 kişi.

Mısır: Yeşil ceket, beyaz pantolon ve fes. 8 idareci 61 müsabık.

Efgan: Nefti ceket, beyaz pantolon, gri kalpak 20 kişi.

Arjantin: Çok güzel bir ekip. Mavi ceket beyaz pantolon 60 kişi.

Avustralya: Yeşil ceket, beyaz pantolon. 29 kişi.

Belçika: Gri kostüm beyaz hasır şapka 45 kişi.

Bermuda: Düz beyaz 7 kişi.

Bolivya: Beyaz, yalnız iki müsabık.

Brezilya: Mavi gömlek, gri pantolon. 58 kişi.

Bulgaristan: Açık mavi ceket, beyaz pantolon.

4 idareci, 39 müsabık (Bulgarlar diğer hiçbir milletin yapmadığı şekilde ve resmigeçit ayağı ile geçtiler.)

Şili: Mavi ceket, beyaz pantolon 48 kişi.

Çin: Mavi ceket, beyaz pantolon, hasır şapka 90 kişi.

Kolombiya: Mavi ceket, beyaz pantolon, 7 kişi.

Kostarika: Yalnız bayrağı geçti. Müsabıksız, kimsw iştirak etmemiş. Pek hazin oluyor. (Alkışladılar ama, galiba alay için).

Danimarka: Fes rengi gömlek, beyaz pantolon, 38 kişi.

Estonya: Lâcivert ceket, gri pantolon 32 kişi.

Finlandiya: Lâcivert ceket ve gri pantolon, 148 kişi (İdareciler bütün diğer takımların aksine olarak müsabıkların arkasında ve Jaketatay ile geçtiler.)

Fransa: Lâcivert ceket, beyaz pantolon. 180 kişi. (Tam Hitlerin önüne gelince faşist selâmı verdiler. Çok, ama pek çok alkışlandılar. Almanların Fransızlar hakkındaki hissiyatını gösteren bu hareketi çok karakteristik buldum.)

İngiltere: Lâcivert ceket ve beyaz pantolon, 185 kişi. (Çok alkışlandı.)

Haiti: Tek bayrak. Müsabıksız. İştirak etmemiş.

Hollanda: Açık mavi ve gr,. 60 kişi.

Hindistan: Havai mavi, beyaz pantolon ve mavi sarık. 31 kişi.

İrlanda: Lâcivert gri, 21 kişi.

İtalya: Bir kısmı siyah gömlekli, bir kısmı mavi, pantolon beyaz 270 kişi. (Çok alkışlandı)

Japonlar: Gri, 170 kişi.

Yugoslavlar: Açık mavi ceket, beyaz pantolon. 9 idareci, 45 müsabık.

Kanada: Narçiçeği ceket, beyaz pantolon. 145 kişi.

Letonya: Gri beyaz 4 idareci, 29 müsabık.

Lichtenstein: Nefti ve gri, 7 kişi.

Lüksemburg: Al gömlek ve siyah pantolon, 30 kişi.

Malta: Hep beyaz, 20 kişi.

Meksika: Hep beyaz, yeşil kuşak, 60 kişi.

Monako: Gri beyaz, 7 kişi.

Norveç: Lâcivert gri, 5 idareci, 87 müsabık.

Avusturya: Lâcivert beyaz, 5 idareci, 250 müsabık. (Avusturyalılar çok alkışlandılar. Ve çok büyük bir takımla gelmişler.)

Peru: Lâcivert beyaz, 7 idareci, 60 müsabık.

Filipinler: Açık gri ve beyaz, 33 kişi.

Lehistan: Kırmızı beyaz, 7 idareci, 135 müsabık.

Portekiz: Mavi, gri, 5 idareci, 27 müsabık.

Romanya: Gri beya,. 7 idareci, 50 müsabık.

İsveç: Mavi beyaz, 98 müsabık.

İsviçre: Lâcivert beyaz, 165 kişi (Ayrıca İsviçre bayrağı ile cambazlık yapan bir adam da vardı.)

İspanya: Nefti beyaz, 30 kişi.

Çekoslovakya: Mavi gri, 123 kişi.

Türk ekibi geçiyor.

Türkiye: Gri beyaz, lâcivert beyaz. Bayrağı güreşçi Nuri tutuyordu. Ahmet Fetgeri’nin ve diğer üç Güreş İdarecisi’nin arkasında olarak yedi zabit, 22 futbolcü, 38 diğer müsabık ve iki bayan. Heyet-i umumiyesi muntazam. Acaba neden yalnız Güreş İdarecileri iştirak etmiş de diğerleri yok. Bunu anlayamadık. Bir diğer nokta.. Bazı milletler Alman tarzında selâm verdiler, bazıları hiç selâmlamadılar, bizimkiler elleriyle asker selâmı verdiler. Ben şimdiye kadar hiçbir Olimpiyat ve hiçbir Spor Geçit’inde böyle selâma rasgelmedim. Yürüyüş halinde bir kıt’anın elle temenna etmesi görülmüş değildi. Zaten başka hiçbir takım da bunu yapmadı.

Macarlar: Keten rengi, 3 idareci, 30 zabit 4 kadın 120 müsabık.

Uruguay: Keten rengi 64, müsabık.

Amerika: Lâcivert beyaz, Hasır şapka: 49 kadın 339 erkek.

Ve en son ekip olarak:

Almanlar: Düz beyaz, 52 kadın, 14 zabit ve 304 erkek..

Takımlar geçiti bitirdikten sonra derin kol nizamında ve alfabe sırasiyle bayraklarının arkasında şeref tribününe dizildiler. Alman Olimpiyat Komitesi Reisi gelenlere teşekkür edip Olimpiyatlar’ın ehemmiyeti hakkında uzun ve Almanca bir nutuk verdi. Arkasından Olimpiyatlar’ın müessisi (kurucusu) ve şimdi Beynelmilel Olimpiyat Komitesi Fahri Reisi Baron de Coubertin, Fransızca, Olimpiyatlar’ın kazanç için değil, mertçe müsabaka maksadiyle tesis edildiğini söyledi. Bunu müteakip toplar atıldı. Binden fazla güvercin salıverildi, Beynelmilel Komite azaları ortadaki kürsünün etrafına toplandılar. Milletlerin bayrak çekenleri de etrafa dizildiler. Beşi yirmi geçe, Alman yarı ağır gülle kaldırma Olimpiyat şampiyonu İsmayer, Almanca ve bütün dünya atletleri namına ve “sporun zaferi, milletlerinin şerefi için, yiğitçe ve nizamata muti müsabıklar olarak yarışacaklarına” and içti. Arkadan 3000 den fazla kız hep bir ağızdan ilâhi okudular. Bu sırada Maraton kapısının karşısındaki merdivenlerden on beş gün evvel Yunanistan’da Olimpiyad’ın beşiği olan Olympia’dan 1500 kilometreden gelen Olimpiyat meşalesi geldi ve bunu getiren Alman atleti Maraton kapısının üstündeki azim bir demir sacayak üstünde bulunan kaptaki ateşi yaktı. Ve ihtiyar efzun da Hitler’e bir defne dalı verdi.

Bu suretle merasim bitti. Takımlar yerlerine dönmeye başladılar.

On birinci Olimpiyat da böyle açılmış oldu.

Burhan FELEK