Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Bir eksik adam (Milliyet)

Bir eksik adam (Milliyet)

Milliyet

Yayın Tarihi: 02.03.1970

Sayfa: 2

BİR EKSİK ADAM

Türkiye’de öteden beri bir adamın eksikliği hissedilir.  Doğrusunu ararsanız bu yalnız Türkiye’ye has da değildir. Aşağı yukarı bütün Şarkta bu adamın eksikliği duyulur. Bu adam toplayıcı, barıştırıcı adamdır. Ailelerden parlâmentolara kadar böyle birinin bulunması çok faydalıdır.

İslâm dini buna çok ehemmiyet vermiştir. Hattâ, cennetle tebşir edilmiş olanlardan müjdeleyici, iyi haber verici) birisi de budur: Bunlara da İslâm dininde «Müellifetü’l – Kulûb» derler. Gönülleri te’lif edici, birleştirici, yanaştırıcı mânasınadır. Ne hikmettir bilinmez; Şarkta (Doğuda) herkes bunun aksine çalışır. Herkes herkesin aleyhindedir. Herkes herkesin arkasından kuyusunu kazar. Herkes herkes için bir tek iyi lâf etmez. Öyle olunca da topluluklar çatlar. Orta Şark’a  (Ortadoğu’ya) baksanıza!

«Meclis»lerde böyle insanlara ihtiyaç büyüktür. İnsanlar toplu halde iken başka türlü konuşur ve düşünürler; herkesin gönlündeki aslanlar uyanır. Çok defa aynı neticeye varmak için insanların birbirini kırdıkları görülmüştür. Böyle hallerde yukarıda dediğim bu adamın hizmetine ihtiyaç vardır.

Aslına bakarsanız bu adamlar gökten inmez. Gene içimizde yetişir. Ne var ki; bizim toplulukların tutkalı sevgiden ziyade korku olduğu için işi sevgiye, saygıya dayanan bu adam oralarda kolay türeyemez. Türese kafasına vururlar, sindirirler… O da:

— Adaam! Neme lâzım; der geçer, ama şu bir iki sene içinde böyle adamlar bulunsa idi ne bâdirelerin önüne geçilmezdi… Bir düşünelim: CHP’nin Güven Partisini doğuran çatlayışı iki tarafa da sözü geçer bir kâmil adamın bulunamayışından olmuştur. TİP’te çatlayış da bu ateşli adamlara itidal (ılımlılık) tavsiye edecek bir kimsenin aralarında bulunamayışından ileri gelmiştir. Ve nihayet son AP ihtilâfı gene böyle birinin eksikliğinden ileri gelmiştir.

Ne var ki; bu adamlar da her yerde avuç avuç bulunmaz. Bunların hiç değilse aktif politikadan namusuyla çekilmiş, memleket ve millet işlerinden başka endişesi kalmamış, temiz yürekli, açık sözlü ve sözü dinlenir bir kimse olması şarttır. Başka türlüsünü alaya alırlar.

Bu adamlara içtimaiyatı, politikası, parlâmento itiyatları ve bilhassa siyasî iklimi henüz oturmamış olan Türkiye’de büyük ihtiyaç vardır. Parlâmentodan spor kulübüne, aile topluluklarına kadar ihtiyaç vardır.

Ne var ki bunlar da dünden bugüne karanfil çiçeği gibi yetiştirilmez. Eksikliği duyulan her şey gibi vazifenin organı doğurmalar yoluyla yetişir; bizde böyle filizler sürmüştür; fakat çoğu zaman bunlar da nedense kendilerine rakip gören molozları bunlara itaat etmemiş; hattâ bâzan tepelemiştir. CHP’nin büyük inkılâbında biz buna şahit olmuşuzdur.

Türkiye’de Anayasa rejimi ne kadar demokratik, ne derece liberal olursa olsun küçük büyük her toplulukta liderin borusu çok öter. Sorumluluğu genişledikçe, bu sistemin faydaları ve mahzurları büyür. Bunun için hemen her yerde bunlara devlet başkanlarından, şirket, kulüp, dernek başkanlarına kadar birer akıl hocaları katılır. Bu akıl hocalarının resmîleri ve bilhassa gayri resmîleri vardır; ama vardır. Bunlar kâh bir aile dostu, kâh bir hekim, kâh bir tüccar gibi temaslarda bulunurlar. Bunları dinlemek faydandır.

Şimdiki Fransa Cumhurreisi Mösyö Pompidou Başbakan olmadan evvel General De Gaulle’ün hususî kalem müdürü ve müşavirlerinden idi.

Bir siyasî lider için ivazsız bir dostun nasihatlerine paha biçilmez. Ne var ki; onun sözleri liderlere daima söylenegelenlerden ve onların dinlemeye alışık olduklarından çok farklıdır. Kuşkulanmamalı ve bu yüzden o adamları kırmamalıdır. Eksikliği şiddetle hissedilen insanlardan birisi de budur.

B. F.