Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Hiş herif! (Cumhuriyet)

Hiş herif! (Cumhuriyet)

Cumhuriyet

Yayın Tarihi: 28.10.1944

Sayfa: 3

Hadiseler Arasında FELEK

Hiş herif!

Akşamları tramvayların içi kırklıkların pek aradıkları -yüz buruşuklarını göstermeyen- tatlı bir loş ışıkla aydınlanıyor. Bu ışığın mavi oluşu ona bir de şafak çeşnisi verdiği için daha şairane oluyor. Sıkışıklığın verdiği zoraki bir samimiyetle ısınan bu müteharrik (hareketli) sosyeteye dikkatle bakan daima «enteresan» mevzu bulmakta güçlük çekmez…

Nitekim: Dün akşamüstü «gurubu şems» ten sonra bir tramvayla bizim tarafa doğru giderken arabanın salon tabir edilen orta boşluğunda bir hareket oldu. Uzaktan iyi seçemedim ama sesinin iriliğinden ve ifadesinin diriliğinden Kırkçeşme suyu içmiş olduğu anlaşılan bir kadın birine seslendi:

— Bu el kimin eli efendi?

Ses yok…

— Sana söylooorum.. Ceb yerlerimde elin ne geziyor?.

Mahcup bir ses:

— O benim elim değil madam..

— Değilse göster bakayım elini!

— İşte!.

Hep dinliyoruz..

— Öteki elini de göster bakayım…

— Bir tane yetmiyor mu? Göstermeyeceğim işte!

— Gösteremezsin ki.. Çünkü elini tutuyorum.. Göster bakalım… Haydi göster de göreyim.

— El benim değil mi, ister gösteririm, ister göstermem!.. Sıkma elimi. Benim değil diyorum yahu!

— Bakınız.

— Beyler şu adam… Ay nereye gitti?.

Bu sırada öteden başka bir kadın sesi:

— Hiş herif!

Ses yok.

— Sana söylüyorum Rüştü! Nedir o? Buraya gel bakayım. Kimin eliymiş o?

Hariçten bir gazel:

— Fatma anamızın eli…

Birinci mahcup ses:

— Hiç Vallahi bir şey değil! şu kadına değmiş de..

— Elin kırılsın! Hep de kadınlara değer. Hiç erkek…

— Erkekler bunlar gibi huylu değil de ondan. Bu kadar sıkışıklıkta insan elini nereye koyduğunu biliyor mu?

— Sen neredesin bakayım, sesin derinden geliyor…

— Yere eğildim de..

— Ne yapıyorsun yerde?

— Param düştü. Onu arıyorum.

— Param parça ol inşallah.

Öteki kadın:

— Aman inşallah. Allah duysun lâfını hanım.

— Sen sus! O benim ayalim. Ben istediğimi söylerim.

— Bir şey demedim hanım. Paramparça ol dedin de..

— Benim kocam değil mi? Parçası da benim, bütünü de…

— Öyleyse sıkı tut da el âleme sataşmasın…

Herife:

— Gördün mü herif! Bir şeycik demem, iki gözün kör olsun. Böyle şıllıkların diline düşeceğine Kasımpaşa deresine düş inşallah! Mübarek Cuma günleri yüzü suyu hürmetine…

— Amin hanımcığım amin..

— Sussana sen kadın! Hâlâ konuşuyor.

— Konuşurum ya! Ağzımın kontrolu değilsin ya!..

Çan, çan, çan ve gidiyoruz ve konuşuyorlar.

B. FELEK