Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Müsabakaların İkinci Günü Nasıl Geçti? (Tan)

Müsabakaların İkinci Günü Nasıl Geçti? (Tan)

Tan

Yayın Tarihi: 13.10.1939

Sayfa:  4

Balkan Oyunları

Müsabakaların İkinci Günü Nasıl Geçti?

Atina, 7 (Hususi surette giden arkadaşımızdan)

 Bundan evvelki mektubumda hafta içinde cereyan etmiş olan hâdiseleri yazmıştım. Bunları gözden geçirmeden evvel merasime ait bazı malûmat vermeliyim.

Cuma günü akşamı Atina Valisi Mösyö Kotzias, King George Oteli’nde büyük bir ziyafet verdi. Bütün Balkan sefirleri, bazı nazırlar ve Balkan ekipleri davetli idi. Samimi nutuklarla biten bu ziyafetten sonra herkes ve bilhassa Türk takımı endişe ile oteline çekildi. Çünkü oyunların birinci günü bundan evvelki mektuplarımda izah ettiğim veçhile 14 sayı ile ikinci mevkide idik. Lâkin Balkan atletizmini az çok bilen herkes gibi bizim de bu sene Yugoslavların üzerinde bu ikinciliği muhafaza etmek ümidimiz yoktu. Bizim emelimiz yıllardan beri üzerlerine çıkmak istediğimiz Rumenleri yenerek üçüncü olmaktı. Hafta ortasında salı ve çarşamba günleri yapılan dekatlon, çekiç atma ve 3000 metre engelli koşuda biz birşey yapamamıştık. Bu müsabakalar yapılmadan evvel sayı vaziyeti şöyle idi: Yunanistan 25, Türkiye 14, Yugoslavya 13, Romanya 8.

Bu söylediğim üç müsabakada Rumenler ceman (toplam olarak) beş sayı alarak yekûnlarını 13 e çıkardılar. Yugoslavlar ise 29 a vardılar. Biz 14 de kalmıştık.

Balkan Oyunları’nın ikinci günü işte bu vaziyette başladı. Bugün bizim için uğursuz ve fena bir gün oldu.

Gerçi günün ilk müsabakası olan 200 metrede Muzaffer’le, Gören her ikisi de kendi seçme serilerinde kalifiye oldular. Lâkin 200 ün finalinden evvel yapılan diğer müsabakalarda, yani disk atmada Rumenlerden diskçi Havalet’in üçüncülükle aldığı iki sayıya mukabil biz bir şey alamadık. Böylece Romanya 15 sayı ile üstümüze çıktı. 400 metre maniada, engellide ise ilk seride Mantikas’la beraber koşan Melih kendi serisini rahatça ve Mantikas’la birlikte başta bitirirken, en son maniayı atlamadan evvel dönüp arkasına baktığından, son maniaya takıldı. Fena halde kapaklandı. Eğer kalkabilseydi yine seriyi kazanmak ihtimali vardı. Çünkü arkadan dördüncü gelen Romanyalı hayli geride idi. Fakat ayağa kalkması ile tekrar yuvarlanması bir oldu. Bu ikinci düşüşe bacağına giren bir kramp sebep olmuştu.

Bunu gören Türk takımının maneviyatı fena halde bozuldu. Çünkü sade biz değil, bütün ekipler, bütün stat halkı Melih’te Balkanların en sağlam ve iyi atletini görüyorlardı. Melih’in sakatlanması ile 400 maniada umduğumuz ikincilik, 400 metre düz koşuda umduğumuz ikincilik, 4X100 bayrakta umduğumuz birincilik ve Balkan bayrağında umduğumuz ikincilik suya düşmüş oldu.

Bu hesaba göre Melih’in sakatlığı yüzünden asgari 10 sayı kaybediyorduk. Bu kaza, bütün ekibin o günkü mesaisine fena tesir etti. Uzun atlamaya girecek olan Muzaffer’in 200 metrenin finaline girebilmesi için zaten iki defadan fazla atlamaması mukarrer idi. Diğer adamımız Süreyya ise üç günden beri Isıtma’dan muztarip olduğu için zayıf düşmüş ve o gün dışarı bile çıkamamıştı. Buna mukabil Rumenler bu müsabakada 6,84 metre ile birinciliği aldılar. Görüp görecekleri birincilik de bu oldu. 5000 metrede ise Maksut maalesef koşuyu dokuzuncu turda abandone etti. Mustafa ise altıncı olarak bitirdi. Burada Romanyalı Cristea ikinci oldu. Balkan bayrağında 800 metreyi koşan Maksut, yorgunluğu yüzünden bayrağı bir hayli geç verdi. 400 metreyi koşan Gören’le, 200 metreyi koşan Muzaffer bu mesafeyi kapatarak takıma üçüncü mevkii temin ettiler. 100 metreyi koşan Melih’in altmışıncı metrede ayağına tekrar kramp girdi ve topallamaya başladı. Fakat yarışı bırakmayarak seke seke muvasalat hattına geldi ve oraya düştü. Bu suretle Rumenlerin bizi geçmesine imkân bırakmadı ama ertesi günler için de ümit kalmadı.

O gün en son yapılan 200 metrenin finali bizim için yüzümüzü güldürecek şekilde cereyan etti. Finale kalmış olan Muzaffer’le Gören çok güzel birer koşu çıkararak Muzaffer 23 saniye ile birinci, Gören de 23,3 de üçüncü oldu. İkinci olan Yugoslav da 23,3 yaptığına göre bizim Gören’in göğsü geride olarak koşması ikincilikten düşmesine sebep oldu. Bu yarışta şimdiye kadar Türk takımına nasip olmamış bir muvaffakiyet kaydettik. Yalnız birinci, ikinci ve üçüncü olan milletlerin bayrakları çekilen zafer direklerine yan yana iki Türk bayrağı çektirmeye muvaffak olduk.

Ayni gün yapılan 400 metre maniada birinci ve ikinciliği Yunanlılar aldılar; fakat üçüncü Rumen oldu.

Cuma günü yapılan müsabakalar neticesinde umumi tasnif şu manzarayı arz ediyordu: Yunanistan 62, Yugoslavya 40, Romanya 26, Türkiye 22.

Ve böylece Rumenler bizi geçmiş bulunuyordu. Bütün ümidimiz, zayıf da olsa bu mesafeyi üçüncü günü kapatmaktı.

B. FELEK