Sitede yer alan tüm yazı, belge ve fotoğraflar “FBBM” Felek Belge Birikim Merkezi’nden alınmıştır. İzinsiz kopyalanması, çoğaltılması ve kullanılması yasaktır. Arşive yazı, fotoğraf ve belge girişleri devam etmektedir.

Normal yaşamak lâzımdır (Tan)

Normal yaşamak lâzımdır (Tan)

Tan

Yayın Tarihi: 20.10.1939

Sayfa: 3

FELEK

Normal Yaşamak Lâzımdır

Yazan: B. FELEK

Avrupa’da harp vardır. Bu harbin bir cihan harbi olması ihtimalleri de az değildir. Lâkin harp, hayata mâni değildir. İyi harp etmek için ilk malzeme ise hayattır. Ben, hususî hayatımızda olsun, maşerî yaşayışımızda olsun harp hâdiseleri ve ihtimalleri normal temponun değişmesine ve ona bir fevkalâdelik verilmesine taraftar değilim.

Meselâ: Şuna taraftar değilim:

— Haydi, bir Karagöze gidelim! Yahut:

— Yahu! Bir futbol maçı seyredelim. Diye teklif eden arkadaşımıza:

— Ayol! Dünya birbirini yerken Karagöz seyredilir mi? Sen delirdin mi? Dememeliyiz.

Bilhassa bizim gibi harp ateşinden çok şükür uzakta olan bir memlekette üstüne en çok titrenecek kıymet, normal hayattır.

Demiyorum ki; işi gücü bırakalım da çalıp çağıralım. Lâkin her atacağımız adımın önüne:

— Dünya birbirine girerken böyle şey olur mu? diye set çekmek lüzumsuz hattâ zararlıdır.

Milletler, normal yaşamalıdırlar ki; en büyük servetleri olan manevî kuvvetleri yıpranmasın.

Daha harp olmadan:

— Harp olacak! Ne yapacağız acaba? Diye düşünmek bile ilerideki bir harbi sevk ve idare etmiye hiç faydalı olmıyan bir harekettir.

Fransa harp halindedir. Milyonla adam silâh altında hudutta çarpışıyor. “Comedie Française”de kum torbaları altında temsillere başladılar.

İngiltere’de futbol maçları bütün hızı ile berdevam. Almanlar ise Bulgaristan’a bir millî futbol takımı göndermektedir. Bütün bu muharip memleketlerden gelenler, memleket dahilindeki manzaranın normal olduğunu söylemektedirler.

Şüphesiz harbin bir takım icapları var. Bazı yerlerde gıda ve istihlâk tehditleri var. Bazı yerlerde erkek işçileri kadınlar istihlâf etmiş (onların yerlerine geçmiş) . Lâkin cepheye gitmemiş olan büyük kitle, “harp ediyoruz„ diye normal hayatını bozmak istemiyor. Eskiden bizde:

— Ey gaziler yol göründü! diye hazin hazin müzika çalan çalmaz âkıbeti meçhul bir maceranın ölçüsüz hüznü içimize çöker, herkes yese düşerdi. Bugün dünya artık harbi de sulh kadar bir hayat icabı saymaktadır. Bunun için de iyi yaşamak ve maneviyatı lüzumsuz yere yıpratmamak gerek.

İşte hep bu mülâhazalarladır ki; ben fertlerden topluluklara ve hükmî şahsiyetlere kadar herkesin memlekette normal hayata sekte gelmemesine itina etmesini, gerek bugünün yaşayıp, gerekse yarına lüzumu muhtemel enerji ve mukavemet stoku namına zarurî görmekteyim.

Dediğim gibi Fransızlar harp ederken, “Molyerin evini„ şenlendirmekten vazgeçemiyor. Halk, harbin icaplarını hayatın normal akışı ile telif etmektedir. Herkes “alarm„ işaretini işitince sığınaklara kaçıyor, tehlike geçince işine gücüne ve zevkine devam ediyor. O derece ki; normal sinaî hayatın icaplarını bozmamak için Fransa 909 sınıfından bir kısım askeri terhis bile etmiştir.

Harp milletlerin tutuldukları bir hastalıktır. Nasıl bir adam hasta olunca bütün gıdalarından, itiyatlarından, ihtiyaçlarından mahrum edilmezse, milletler de öyledir. Normal hayatın mümkün olduğu kadar muhafazası bir milletin ileri bir harpteki mukavemetini arttırır. Onun için eski sistem:

— Aman bu sırada olur mu? diye normal yaşayışımızın masum tezahürlerini kanıtlayacak yerde, onlara, sanki dünya gül gülistanlık imiş gibi hâdisatın – tabii, zarurî kayıtlarına bağlı olarak – imkân vermek, faydalıdır, hattâ lüzumludur.